fbpx

Öğrenme Her Yerdedir!

By | 7 Kasım 2020| 0 Comments

En iyi, aktif, ilgili, anlamlı ve etkileşimli öğrenmeyi deneyimleyerek gerçekleştirebiliriz. Bu deneyimleyerek öğrenme; küçük takım projeleri, çalışma gezileri, güncel olayların araştırılması, çevrimiçi ve dijital bilgi kaynaklarının kullanımı veya staj programları olabilir. Bu, öğrenmenin sadece sınıfta değil her yerde olabileceği anlamına gelir.

Bizi çevreleyen dünyada her gün yaşadığımız deneyimler, nasıl ve ne öğrendiğimizi önemli ölçüde etkiler. Öğrenmenin her tarafımızda olabileceği fikrini benimsediğimizde, günlük yaşantımızda öğrenmenin sevincini yaşayabiliriz

Alan farketmeksizin öğrenebildiğimizi görmek bizi ilk etapta heyecanlandıracaktır çünkü bu ana kadar bizler sadece okullarda ya da kapalı alanlarda özellikle masalarda , sıralarda ve  oturur pozisyonda bir şeyler öğrendik, öğrenmeye mecbur bırakıldık. Öğrenmek hep güzeldi fakat öğrettikleri gibi mekan da sınırlıydı.

Küçük yaşlarda sabah erken saatlerde uyandırıp sıralara masalara oturttuğumuz çocukları düşünelim. Onların hayal gücünü ele alalım. Uçsuz bucaksız bir hayal gücüne sahiplerdir ve sonu gelmez hayalleri vardır. İşte biz o hayalleri okullara ve üstü kapalı sınıflara sığırdık. Uçsuz bucaksız hayalleri körelttik. Onlara öğrettiğimiz meyveleri dalından koparıp sınıflarda onlara göstermek yerine ağacında yemyeşil yapraklarla birlikte gösterseydik belki onların akıllarında canlanan daha başka olabilirdi sade bir meyve yerine. Ya da onlara bahsettiğimiz denizler,göller,dağlar ,nehirler hepimize kucak açan doğa. Sıralarda dağları denizleri öğrenmek yerine dağ havasını içine çekerek, denizin uçsuz bucaksız maviliğini görerek örenebilseydi ya da aşlamaya çalıştğımız hayvan sevgisini sıralarda anlatmak yerine hayvanlarla iç içe onların sevgi ve şefkatiyle öğretebilseydik şu an öğrenme çocuklar için bu denli zorlu ve sıkıcı bir hale gelmezdi.

Son zamanlarda bizim ülkemizde olmasa bile dünya üzerinde bu uygulamaya geçme aşamasında. Örneğin, Kilimanjaroda bulunan  Uroki ortaokulu öğrencilerine ailelerinden, topluluklarından ve genel olarak dünyadan öğrenmeleri için fırsatlar yaratmaya ve sağlamaya teşvik eder. Nasıl mı?  Mangi Urassa   öğrencileriyle yerel doğal su kaynaklarını keşfetmek için bir gezi düzenleyerek bu etkinliği daha da ileri götürdü.Doğal su kaynaklarının yerel topluluklara sağladığı yararları, bu su kaynaklarının karşılaştığı zorlukları ve bu zorlukların üstesinden gelmenin yollarını araştırdılar. Örneğin, doğal kaynaklar gibi su kaynakları etrafındaki çiftçiliğin yerel topluluklar üzerinde ne kadar yıkıcı etkileri olduğunu ilk elden gördüler ve bu su kaynaklarının korunmasında bitki örtüsünün önemini araştırdılar.

Öğrenmenin her yerde olduğu sadece çocuklar için  geçerli değildir. Artık eğitmenin odanın önünde  ders verirken öğrenmeye gelenlerin sabit sıralarda oturup öğrenmeleri bir gereklilik değil. Hiçbir zaman değildi.

Öğrenme her yerde olduğunda öğrenmeyle ilgilidir. Dağdan paraşütle atlamayı sıralarda oturarak öğrenebilir miyiz? Tabii ki hayır. Doğayı, dünyayı ve güncel hayatımızda yapmamız gerekenleri de sıralarda öğrenmemeliyiz. Gezerek, görerek, hissederek öğrenmeliyiz. Böylelikle öğrenmek hem eğlenceli  gelir hem de tam anlamıyla öğrenme olur. Tadını öğrenmek için dalından koparıp yediğiniz bir meyvenin tadını unuttuğunuz oldu mu? Olmamıştır. İşte öğrenmek için dokunduğunuz, gördüğünüz duyduğunuz hiçbir şeyi de unutmazsınız. Son bir şey daha ;  öğrenmek için her yer en iyi yer ve yine öğrenmek için attığınız her adım en iyi adımdır…

Eğitim sadece sınıflarda ve üniversite binalarında değil her yerde her gün her insanla olabilir.
RICHARD BRANSON

Yorum Yapabilirsin

Your email address will not be published.